Op. Dr. Orkun Özkan
16 Mayıs 2026

Endoskopi Yardımlı Dual Yaklaşım ile Orbital Dekompresyon

Kliniğimizde uygun hastalarda uygulanan endoskopi yardımlı dual yaklaşım, transkarunküler orbital cerrahi ile burun içinden endoskopik görüntülemeyi bir araya getiren özel bir orbital dekompresyon tekniğidir. Bu yazıda, bu yöntemin nasıl uygulandığını, hangi avantajları sağlayabileceğini ve hangi hastalarda tercih edilebileceğini anlatıyoruz.

#endoskopi yardımlı orbital dekompresyon #dual yaklaşım #transkarunküler orbital dekompresyon #medial orbital duvar dekompresyonu #tiroid göz hastalığı #Graves orbitopatisi #proptozis cerrahisi #göz çıkıklığı ameliyatı #orbital cerrahi #endoskopik orbital cerrahi #çift görme riski #şaşılık cerrahisi
Endoskopi Yardımlı Dual Yaklaşım ile Orbital Dekompresyon

Endoskopi Yardımlı Dual Yaklaşım Nedir?

Orbital dekompresyon cerrahisinde farklı cerrahi teknikler kullanılabilir. Hangi tekniğin seçileceği; hastanın göz çıkıklığının derecesine, orbital kemik yapısına, tiroid göz hastalığının etkilerine, çift görme durumuna ve cerrahinin hedeflerine göre belirlenir.

Kliniğimizde uygun hastalarda endoskopi yardımlı dual yaklaşım uygulanabilmektedir. Bu yöntemde orbital dekompresyon cerrahisi iki farklı anatomik koridorun birlikte kullanılmasıyla gerçekleştirilir. Bir taraftan göz kapağının iç kısmındaki karunkül bölgesinden transkarunküler yaklaşımla medial orbital duvara ulaşılırken, diğer taraftan burun içinden endoskopik görüntüleme sağlanır.

Bu nedenle bu yöntem “dual yaklaşım” olarak adlandırılabilir. Çünkü cerrahi alan hem göz tarafından hem de burun içinden eş zamanlı olarak değerlendirilebilir.

Bu Yaklaşımda Amaç Nedir?

Endoskopi yardımlı dual yaklaşımın temel amacı, medial orbital duvar dekompresyonunu daha kontrollü ve anatomik olarak daha güvenli şekilde gerçekleştirmektir.

Orbita, göz küresi, göz kasları, damarlar, sinirler, sinüsler ve kafa tabanı gibi önemli yapılara komşu olan karmaşık bir anatomik bölgedir. Bu nedenle orbital dekompresyon cerrahisinde yalnızca kemik çıkarmak değil, hangi bölgeden ne kadar kemik çıkarılacağını ve orbital dokuların hangi yöne doğru yer değiştireceğini doğru planlamak önemlidir.

Dual yaklaşımda hedeflenen başlıca noktalar şunlardır:

  • Medial orbital duvara iki farklı açıdan ulaşmak

  • Cerrahi alanı hem orbita hem de burun içi tarafından değerlendirmek

  • Kemik çıkarımını daha kontrollü yapmak

  • Orbital dokuların ethmoid sinüs boşluğuna kontrollü şekilde yer değiştirmesini sağlamak

  • Çevre anatomik yapılara zarar verme riskini azaltmaya yardımcı olmak

  • Hastaya özel dekompresyon miktarını daha iyi planlayabilmek

Bu yaklaşım, özellikle medial orbital duvarın cerrahiye dahil edileceği seçilmiş hastalarda tercih edilebilen özel bir tekniktir.

Cerrahi Teknik Nasıl Uygulanır?

Bu yöntemde ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir. Cerrahi, göz hastalıkları ve kulak burun boğaz ekiplerinin birlikte çalıştığı multidisipliner bir yaklaşımla planlanır.

İlk aşamada burun içinden endoskopik olarak ethmoid sinüslere ulaşılır ve medial orbital duvarın sinüs tarafı ortaya konur. Bu aşama, orbital duvarın burun içi komşuluğunun net şekilde görülmesini sağlar.

Eş zamanlı olarak göz kapağının iç kısmındaki karunkül bölgesinden transkarunküler yaklaşım yapılır. Bu kesi dışarıdan belirgin bir cilt izi oluşturmaz. Transkarunküler yolla medial orbital duvara ulaşılır ve lamina papyracea adı verilen ince kemik yapı kontrollü şekilde çıkarılır.

Kemik çıkarımı tamamlandıktan sonra, periorbita üzerinde kontrollü açıklıklar oluşturularak orbital dokuların ethmoid sinüs boşluğuna doğru yer değiştirmesine izin verilir. Böylece orbita içindeki basınç azalır ve göz küresinin daha geride bir pozisyona gelmesi hedeflenir.

Kliniğimizdeki teknikte kemik çıkarımı medial orbital duvar boyunca planlı şekilde yapılır. Cerrahi sırasında burun içinden endoskopik görüntüleme devam ettiği için, orbital dokuların sinüs tarafına doğru hareketi eş zamanlı olarak izlenebilir. Bu da cerrahi kontrol açısından önemli bir avantaj sağlayabilir.

Hazırladığımız bilimsel çalışmada da bu teknik; endoskopik transnazal ethmoidektomi ile medial orbital duvarın ortaya konması, transkarunküler yaklaşımla lamina papyracea’nın çıkarılması ve orbital dokuların ethmoid kaviteye kontrollü prolapsusunun sağlanması şeklinde tanımlanmıştır. Çalışmada tüm olgularda eş zamanlı endoskopik rehberlik kullanıldığı ve orbital yağ eksizyonu yapılmadığı belirtilmiştir.

Transkarunküler Yaklaşımın Önemi

Transkarunküler yaklaşım, göz kapağının iç kısmında yer alan karunkül bölgesinden yapılan cerrahi girişimdir. Bu bölgeden girilerek medial orbital duvara ulaşılabilir.

Bu yaklaşımın önemli özelliklerinden biri, dış ciltte belirgin bir kesi izi oluşturmadan medial orbital duvara ulaşma imkânı sağlamasıdır. Ayrıca göz cerrahı, orbital dokulara doğrudan orbita tarafından hâkim olur.

Transkarunküler yaklaşım özellikle medial orbital duvar cerrahilerinde değerli bir yoldur. Ancak tek başına kullanıldığında burun içi ve sinüs tarafındaki anatomik ilişkilerin değerlendirilmesi sınırlı olabilir. Bu nedenle endoskopik görüntüleme ile birleştirildiğinde cerrahi alan iki yönlü olarak kontrol edilebilir.

Endoskopik Görüntülemenin Katkısı

Endoskopik burun içi yaklaşım, medial orbital duvarın sinüs tarafındaki anatomisini görmeyi sağlar. Bu özellikle ethmoid sinüs, kafa tabanı, lamina papyracea ve orbital dokuların burun tarafına doğru yer değiştirmesi açısından önemlidir.

Endoskopik görüntüleme sayesinde cerrahi sırasında:

  • Medial orbital duvarın sınırları daha net değerlendirilebilir

  • Ethmoid sinüs tarafındaki anatomik komşuluklar izlenebilir

  • Orbital dokuların burun tarafına doğru hareketi görülebilir

  • Olası sinüs tarafı komplikasyonlar daha erken fark edilebilir

  • Göz cerrahisi ve KBB cerrahisi aynı anatomik hedef üzerinde koordineli çalışabilir

Bu nedenle endoskopi yardımlı dual yaklaşım, yalnızca iki farklı giriş yolunun kullanılması değil, aynı zamanda iki farklı cerrahi bakış açısının birleştirilmesidir.

Hangi Hastalarda Uygun Olabilir?

Endoskopi yardımlı dual yaklaşım her orbital dekompresyon hastası için gerekli değildir. Bu yöntem özellikle medial orbital duvarın cerrahiye dahil edilmesinin planlandığı ve daha kontrollü bir dekompresyon hedeflenen seçilmiş hastalarda düşünülebilir.

Bu yaklaşım şu durumlarda değerlendirilebilir:

  • Tiroid göz hastalığına bağlı belirgin proptozisi olan hastalar

  • Medial orbital duvar dekompresyonu planlanan hastalar

  • Göz çıkıklığına bağlı kozmetik veya fonksiyonel rahatsızlığı olan hastalar

  • Görme siniri basısı riski bulunan seçilmiş hastalar

  • Yapısal proptozisi olan uygun hastalar

  • Daha kontrollü ve kişiye özel dekompresyon planlaması gereken olgular

Ancak ameliyat kararı yalnızca göz çıkıklığının miktarına göre verilmez. Hastanın çift görme durumu, göz hareketleri, orbital görüntüleme bulguları, tiroid göz hastalığının aktivitesi ve beklentileri birlikte değerlendirilmelidir.

Bu Teknik Her Hastaya Uygulanır mı?

Hayır. Orbital dekompresyon cerrahisinde yöntem seçimi kişiye özeldir. Bazı hastalarda daha sınırlı bir medial duvar dekompresyonu yeterli olabilir. Bazı hastalarda lateral duvar, inferior duvar veya yağ dekompresyonu gibi farklı yaklaşımlar gündeme gelebilir. Bazı hastalarda ise cerrahi zamanlama, tiroid göz hastalığının aktivitesine göre ertelenebilir.

Endoskopi yardımlı dual yaklaşım, özellikle uygun anatomik ve klinik özelliklere sahip hastalarda tercih edilebilen bir yöntemdir. Bu nedenle ameliyat öncesinde detaylı göz muayenesi, göz hareketlerinin değerlendirilmesi, çift görme analizi ve orbital görüntüleme büyük önem taşır.

Kliniğimizdeki Bilimsel Değerlendirme

Kliniğimizde uygulanan endoskopi yardımlı transkarunküler dual yaklaşım ile ilgili klinik sonuçlarımız bilimsel olarak değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmede 2016–2025 yılları arasında orbital dekompresyon cerrahisi uygulanan hastalar incelenmiştir.

Hazırladığımız bilimsel çalışma verilerinde 115 hasta ve 200 göz değerlendirilmiştir. Ortalama proptozis azalması yaklaşık 3.7 mm olarak bulunmuş, bu azalmanın büyük kısmının ameliyat sonrası ilk ayda ortaya çıktığı ve sonraki takiplerde genel olarak stabil kaldığı görülmüştür. Çalışmada hastalar tiroid göz hastalığına bağlı ve yapısal proptozis grupları olarak değerlendirilmiş; cerrahi sonuçlar proptozis azalması, çift görme gelişimi, şaşılık cerrahisi ve göz kapağı cerrahisi ihtiyacı açısından incelenmiştir.

Bu veriler, uygun hastalarda endoskopi yardımlı dual yaklaşımın etkili ve öngörülebilir bir proptozis azalması sağlayabildiğini göstermektedir. Bununla birlikte orbital dekompresyon cerrahisi, yalnızca gözün geriye alınması olarak düşünülmemelidir. Bazı hastalarda ameliyat sonrası çift görme gelişebilir veya mevcut çift görme değişebilir. Bazı hastalarda ise sonraki dönemde şaşılık cerrahisi ya da göz kapağı cerrahisi gerekebilir.

Bu nedenle kliniğimizde bu cerrahi, hastanın göz çıkıklığı, göz hareketleri, kapak pozisyonu, görsel fonksiyonu ve beklentileri birlikte değerlendirilerek kişiye özel şekilde planlanmaktadır.

Çift Görme ve Ek Cerrahi İhtimali

Medial orbital duvar dekompresyonu sonrası çift görme gelişimi, bu cerrahinin en önemli tartışma başlıklarından biridir. Bunun nedeni, orbital dokuların yeni bir alana doğru yer değiştirmesiyle göz kaslarının pozisyon ve hareket dengesinin değişebilmesidir.

Bu durum her zaman cerrahi bir komplikasyon olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle daha fazla dekompresyon hedeflenen hastalarda, gözün geriye alınması ile göz hareketleri arasındaki denge değişebilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastaya çift görme riski açıkça anlatılmalıdır.

Bazı hastalarda çift görme geçici olabilirken, bazı hastalarda şaşılık cerrahisi gerekebilir. Benzer şekilde, tiroid göz hastalığına bağlı kapak açıklığı, kapak retraksiyonu veya alt kapak pozisyon bozukluğu olan hastalarda dekompresyon sonrası kapak cerrahisi de gerekebilir.

Bu yaklaşımda amaç yalnızca tek bir ameliyat yapmak değil, hastanın göz çevresini fonksiyonel ve estetik açıdan dengeli hale getirecek aşamalı bir tedavi planı oluşturmaktır.

Sonuç

Endoskopi yardımlı dual yaklaşım, orbital dekompresyon cerrahisinde transkarunküler orbital yol ile burun içinden endoskopik görüntülemeyi birleştiren özel bir tekniktir. Bu yöntem, medial orbital duvara iki farklı açıdan ulaşmayı sağlayarak cerrahi alanın daha kontrollü değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Kliniğimizde uygun hastalarda uygulanan bu yaklaşım, kişiye özel orbital dekompresyon planlamasının bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Her hastada aynı cerrahi yöntem uygun olmayacağı için, ameliyat öncesinde detaylı muayene, orbital görüntüleme, çift görme analizi ve beklenti değerlendirmesi yapılmalıdır.

Orbital dekompresyon cerrahisinde başarı; doğru hasta seçimi, doğru teknik planlama ve gerektiğinde şaşılık veya göz kapağı cerrahilerini de içeren bütüncül bir rehabilitasyon yaklaşımı ile mümkündür.

WhatsApp